Kaygı her insanın doğası gereğinde içinde bulundurduğu duygulardan biridir. Hissedilmesi gayet doğal olan bu duygu gerekli şekilde oluştuğu zaman insanın kendisini tehditlere karşı korumasına yardımcı olur. Ancak ne yazık ki bazı durumlarda kaygı olması gereken boyutları aşabiliyor. Yetişkinlerde görülebildiği gibi çocuklarda da kaygı bozukluğu görülebilir. Peki çocuklarda kaygı bozukluğu belirtileri nelerdir ve çocuklarda kaygı bozukluğu tedavisi ne şekilde gerçekleştirilir.

Çocuklarda Kaygı Bozukluğu Belirtileri

  • Çocuklarda görülen kaygı bozukluğu türlerinden birisi ayrılık kaygısıdır. Genellikle annesi veya babasından ayrılmaktan korkan çocuklar bazı durumlarda bu düşüncelerini abartabilir ve ailelerinin bir daha geri gelmeyeceğinden korkabilir.
  • Sosyal durumlarda görülen kaygı bozukluğuysa çocuğun arkadaşlık kurma, sınıfta sunum yapma veya el kaldırma gibi konularda aşırı çekingen davranması problemidir.
  • Yaygın kaygıysa çocuğun belli başlı konularda değil genel olarak her şey hakkında kaygı duymasıdır. Örneğin haber kanallarında gördüğü bir olay, arkadaşlarından duyacağı herhangi bir kelime çocukta aşırı derecede kaygıya yol açabilir.
  • Özel kaygılar ise daha belirli konulardadır. Belli başlı tek bir konu hakkında çocuğun devamlı olarak gereksiz kaygılanması olarak tanımlanabilir.

Çocuklarda Kaygı Bozukluğunun Tedavisi

Öncelikle ailelerin bu konuda bilinçli olması gerekmektedir. Çocuk herhangi bir şekilde kaygılarından bahsettiğinde küçük görmemeli ya da alaya alınmamalıdır. Bunun yanı sıra çocuğa kaygılı olduğu için kızılmaması da gerekir.

Uzman bir doktordan yardım alınarak çocuğun kaygılarından kurtulması sağlanabilir. Bir uzman yardımıyla doğru yöntemlerle çocuk kaygılarıyla yüzleştirilebilir ve kaygılarından kurtulabilir. Ancak bu işlemin kesinlikle uzman bir doktor tarafından yapılması gerekmektedir. Çünkü yanlış yapılacak yüzleştirme işlemi çocukta travmalara sebep olabilir.

Dikkat Edilmesi Gereken Ayrıntılar

Çocukta kaygı bozukluğu giderilmek istendiğinde ailelerin uzman doktorlar iş birliği içerisinde olması ve gerekirse tedavi esnasında uygulanan yöntemleri evde de devam ettirmeleri gerekir. Bu esnada çocuk zorlanmamalı ve anlayışlı olunmalıdır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir